Doğan Kaya

ERDEM VAROL


İstanbul, hayallerin başladığı ve son bulduğu şehir.

Çalışanların öğle yemeği saatiydi; bu sebeple yemek yedikleri odaya müdahil oldum. Elimde fotoğraf makinasını görenler, *onu* işaret ederek; bir zamanlar kasetler çıkarmış, filmlerde oynamış “meşhur” biri olduğundan bahsettiler. Bir yandan öğle yemeği yenirken, bir türkü fonumuz oldu soba sıcaklığıyla ısınan istirahat odasında. Ve türküler, bekar odasında kaldığı yerden devam etti. İstanbul, hayallerin başladığı ve son bulduğu şehir. Hatıralar hatıraları kovaladı; eski kayıtlar ortaya çıktı. 9 kaset ve 3 filmden sonra, her şeyin başladığı yere geri dönmek… 5 metrekarelik bir bekar odasına. Doğan Kaya, müzikten ve filmden yana şansı gülmeyenlerden. Şimdi geriye kalan bir kaç güzel anı ve bant kayıtları. İstanbul’da bir mandırada çalışıp; akşamları bir kaç düğünde şarkı söyleyerek hayatını idame ettirdiğinden, bekar odası küçük bir kulis halini almış durumda. 10’dan fazla bağlama, bir kaç büyük hoparlör, mikrofon, dönemin ünlü sanatçılarıyla çekilmiş fotoğraflar ve alabildiğine poster.

Devamını Oku →